Sektörün Stratejileri

IV- SEKTÖRÜN VİZYON VE HEDEFLERİNE YÖNELİK STRATEJİLERİ

Sektör, tespit edilen vizyon ve hedeflere ulaşmak için şu rekabet üstünlüklerini kazanmak durumundadır;

1)Hükümet, işveren, işçi ve temsilcisi durumundaki sendikalar hep birlikte sektörün üretim, istihdam, ihracat ve yatırımla ilgili bir yol haritasını çıkarmalıdır,

2)Sektörün 10  ve 20 yıllık ulusal sanayi politikalarının oluşturulması gereklidir,

3)Sektörde koordinasyonun geliştirilmesi gereklidir. Bunun için;

a) “Tekstil ve Konfeksiyon Bakanlığı” kurulmalıdır,

b) “Tekstil ve Konfeksiyon Konseyinin” kurumsallaşması sağlanmalıdır,

c) “Politika Üretim Konseyinin” devreye sokulması  sağlanmalıdır,

d) Tekstil ve konfeksiyon sanayinin yapısını ortaya koyacak bir envanter çalışması yapılmalıdır,

e) Sivil toplum örgütlerinin Ekonomik ve Sosyal Konsey çalışmaları içinde yer almaları sağlanarak siyasi otorite üzerinde etkin ve yönlendirici olması sağlanmalıdır,

f) “Türkiye Tanıtım Konseyinde”  tekstil ve konfeksiyon temsilcilerinin de yer almalarının sağlanması gereklidir,

4) Hükümet olarak;

a) 2004 yılında çıkarılan 5084 sayılı Teşvik Kanunu’nda sunulan  SSK primi, gelir vergisi ve enerji gibi teşviklerden sektördeki işverenlerin il ayrımı yapılmaksızın 1 ya da 2 yıl  süre ile yararlandırılmaları sağlanmalıdır. Bu uygulama, geçiş sürecinde sancılı olan sektörün kendini toparlayıp gelişmesini sağlayacaktır. Bu aynı zamanda geçiş sürecinde firma kapanmaları nedeniyle ortaya çıkabilecek işsizliği de önleyecektir,

b) Dış Ticaret Müsteşarlığının elinde bulunan kota koymak, vergi salmak, vergileri artırmak, anti-damping vergisi uygulamak, gözetime tabi tutmak gibi koruma önlemlerini kullanmalıdır. Aynı enstrümanların kullanılması anlamında AB ve DTÖ’ye de baskılar yapılmalıdır,

c) Dahilde İşleme Rejimi çerçevesinde Dış Ticaret Müsteşarlığı, Gümrük İdareleri ve İhracatçı Birliklerinin sürekli kontrol, denetim ve koordinasyonun gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır,

d) Her şeyden önce uzakdoğu ve özellikle Çin tehlikesini anlamalı, Çin’e karşı mücadeleyi benimsemiş bir politika oluşturmalıdır. Bu politikalar, kur, enflasyon, borçlanma, faiz, Hazine, Merkez Bankası politikalarının yanısıra, sektörün ve ihracatçının varlığını kabul eden  politikaları da içermelidir,

e) Çin’den ithalatta özel ve etkili kontroller uygulanması, bu amaçla gerektiğinde ihtisas gümrüklerinin görevlendirilmesi imkanlarının araştırılması sağlanmalıdır,

f) Sağlık, çevreye uyum, güvenlik ve kalite gerekçeleriyle ithal mallarına standart ve belgelendirme uygulanması gerekmektedir,

g) İç ve dış pazarlarda korunma önlemlerinin uygulanmasının sağlanması gereklidir,

5) Sektör işverenleri olarak;

a) AB ve ABD ile gerçekleştirilecek temaslarla Çin başta olmak üzere uzakdoğu ülkelerinden gelecek ticari tehdide karşı ortak önlem alınması imkanlarının araştırılması gerekir. Çin’in dünya ile ilişkilerinin yoğunlaşması ve dünyaya entegre olması sürecinde maliyet yapısının zamanla dünya ölçeğine yakınlaşacağı da unutulmamalıdır,

b) Çin’in üretim ve ticaretini ILO ve DTÖ’nün koyduğu kurallar dahilinde yapması, çocuk işçi, asker işçi çalıştırmamak, kimyasallara, çevre kurallarına, çalışanların sosyal haklarına saygı duymak, para birimleri üzerindeki politikalarını değiştirmek, bankacılık anlayışını uluslararası normlara uygun hale getirmek için Çin’e karşı uluslararası platformda baskı uygulanmalıdır,

c) Ayrıca, Çin’de başlı başına bir pazar olarak düşünülmeli, Çin’in süratli gelişen ithalatından çok daha büyük paylar alabilmenin yolları araştırmalıdır,

d) Ülkemiz ucuz ve sıra mallar pazarını Çin’e bırakarak markaya yönelik, katma değeri yüksek, ticari tasarım anlamında modayı takip ederek mal piyasalarında şansının olduğunu bilmeli ve bu tarza yönelmelidir. Tekstilde “teknik tekstil” ve konfeksiyonda ise mutlaka “markalaşma” yoluna gidilmelidir,

e Ülkemiz, markalı ürünler tasarımı, üretimi ve pazarlaması için;

aa) Tasarım kabiliyeti acilen geliştirilmelidir,

ab) AR-GE’nin ve Üretim-Geliştirmenin(ÜR-GE) destek kapsamına alınması, devletin bu konuda daha fazla yardımcı olması ve dış fonlardan yararlanılması sağlanmalıdır,

ac) Moda marka anlayışı içerisinde modacı, stilist, tasarımcı dediğimiz yaratıcı beyinleri önemsemeli ve bu kişilere uzun vadeli yatırım yapılmalıdır,

ad) Yerli ve yabancı moda tasarımcıları ile işbirliği imkanlarının geliştirilmesi ve ortamın hazırlanması sağlanmalıdır,

ae) Dünya standartlarında tasarım ve mağazacılık eğitimlerinin başlatılması ve yaygınlaştırması sağlanmalıdır,

af) Özel firmaların uluslararası nitelikte tasarımlar oluşturmalarının özendirilmesi sağlanmalıdır,

ag) Ürün geliştirme, markalaşma, satış, pazar ve tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi gereklidir,

ah) Çok hızlı bir servis ağı oluşturulmalıdır,

aı) Yeni moda ve markalar uluslararası taleplere göre üretilmeli,

ai) Komşu ülkelerin imkanlarından da  yararlanılabilir. Örneğin, komşu ülkelerde markalaşma maliyetinin düşük olması, markalaşmanın kolay olması ve  rekabetin yoğun olmaması nedeniyle markalaşma çalışmalarının başlangıcının bu ülkelerle geliştirilmesi yoluna gidilebilir,

f) Hükümet desteğiyle yeni pazar araştırmalarına gidilmeli ve hedef pazarlara yönelik programlar yapılmalı,

g) AB pazarına yakınlık, uzun dönemli ayrıcalıklı bir ilişkinin başlangıcı sayılmalıdır. AB ile yakınlık avantajımızı kullanarak Almanya dışındaki diğer ülkelerle de pazar payımızın geliştirilmesi gereklidir. Ayrıca;

aa) AB pazarının üçüncü ülkelerin haksız rekabetine karşı pazarın korunması yönünde etkin önlemlerin alınması yönünde ısrarcı olunması gereklidir,

ab) AB fonlarının etkin kullanılabilmesi için yeterli bilgilendirme ve iletişimi sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesi sağlanmalıdır,

ac) Henüz AB’nin tam üyesi olmayan ülkemiz, oluşan ve oluşacak tekstil ve konfeksiyon kararları için sıkı takipçi ve kulisçi olmalıdır, bu amaçla devlet ve özel sektör yoğun faaliyette bulunmalıdır,

ad) Türk ve AB tekstil - konfeksiyon kuruluşları arasında firma birleşmeleri, ortaklıklar ve Türkiye’ye gelecek yabancı sermaye özendirilmelidir,

ae) Özellikle konfeksiyon ürünlerinin AB ve ABD’de tanıtım ve pazarlanmasında uzman ve saygın reklam ve halkla ilişkiler şirketleri kullanılmalıdır,

h) Tekstil sektöründe ABD ve Japonya gibi ülkelerle teknoloji aktarımı konusunda  işbirliğine gidilmelidir,

ı) Firmalar sermaye yapılarını güçlendirmeli ve firma içi eğitime çok önem vermelidir,

i) Stratejik işbirliklerine gidilmelidir; bunun için hukuksal zeminin  oluşturulması,  şirketlerarası işbirliği ve güçlenmeye yönelik birleşmeler için mevzuatın özendirici şekilde basitleştirilmesi ve değiştirilmesi sağlanmalıdır. KOBİ niteliğindeki üretici firmaların butik türü katma değeri yüksek ürünlere yönelmelerini ve bu değişimleri gerçekleştirmeleri sağlanmalıdır,

j) Konfeksiyon üretiminin bir bölümünün Güneydoğu Anadolu Bölgesine kaydırılarak bu bölgeye sağlanan teşviklerden yararlandırılmaları planlanmalıdır,

k) E-ticaret konusunda bilincin ve pazar payının geliştirilmesi gereklidir.

Sektörel Bilgiler