TEKSİF SENDİKASI, HAKLARINIZIN YILMAZ BEKÇİSİ VE GÜVENCESİDİR!!!!
Yayın Tarihi : 20/05/2022

TEKSİF SENDİKASI, HAKLARINIZIN YILMAZ BEKÇİSİ VE GÜVENCESİDİR!!!!

 

    Bursa-İnegöl Organize Sanayi Bölgesinde tekstil sektöründe faaliyet gösteren TEKMİS TEKSTİL SANAYİ VE TİC.ANONİM ŞİRKETİ'nde çalışan bir kısım işçi arkadaşlarımız, anayasal haklarını kullanarak, işyerinde sendikal örgütlenme istemişlerdir ve verilen zorlu mücadeleler sonucunda Teksif Sendikası 15/05/2019 tarihinde işyerinde yetki almıştır.   Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde, işverenle tüm maddeler üzerinde anlaşma sağlanamamış ve tarafları TEKSİF Sendikamız ve işveren olan ,01/06/2019-31/05/2021 tarihleri arasında işyerinde yürürlükte kalan İŞLETME TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ, Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığı'nın 10/12/2019 tarih,2019/567 E.,2019/614 K. sy.kararı ile kesinleşmiştir.

 

   Ne var ki sendikamız çatısı altında üyelerimizle birlikte, el ele, yürek yüreğe ,alın teriyle kazandığımız yetki alma ve TİS yapma zaferimiz karşısında;  işyerinde yetkili bir sendika ve sendika üyesi asla istemeyen işveren, bu kez de ,sendikamızın ,üyelerimizin ve mücadele ederek kazandığımız TİS haklarımızın varlığını ve gücünü , tamamen etkisiz ,sonuçsuz ve anlamsız hale getirmeye, yok etmeye ,işyerini  sendikasızlaştırmaya , sendikanın yeterli çoğunluğa/ üye sayısına sahip olmasını, tekrar işyerinde yetki almasını ve TİS yapmasını engellemeye odaklanmış; eskisinden çok daha fazla yoğun, ağır ,maliyetli ,mesaili vs. olma pahasına da olsa ,işyerini derhal sendikasızlaştırma politikası ve çalışmalarına dur durak bilmez  ,akla mantığa gelmez bir şekilde , tüm hızı ve şiddeti ile  maalesef devam etmiştir.

 

  Üstelik, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, İLO Sözleşmeleri, Anayasa, yasal mevzuat, 6356 sy. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve tarafı olarak uymakla yükümlü bulunduğu TİS ve işyerinde öncelikle sağlanması gereken çalışma barışı ve huzuru, sözlü ve yazılı olarak defalarca tarafımızca işverene hatırlatılarak ihtar da edilmiştir.

 

  Ülkemizde sendikal örgütlenmenin zorluğunun yanı sıra ''SENDİKAL NEDEN'' gibi suça bile konu olabilecek gizlenmesi, saklanması, örtülmesi gereken ve bilinmesi, anlaşılması istenmeyen eylemlerin, söylemlerin, işlemlerin yazılı ya da resmi belgesinin, kanıtının olmaması da, sendikal mücadeleyi gerçekten zorlaştıran unsurlardan biri... Zira, Minareyi çalan kılıfını da hazırlıyor, elbette. Ancak, Teksif Sendikası olarak, buna boyun eğmemiz, pes etmemiz de asla düşünülemez, düşünülmemelidir....

 

   Sendikalaşmaya karşı öyle bir işveren tepkisi düşünün ki; sendikamızca işyerinde 02/01/2020 tarihinde TİS ilan edilip işyerinde asılıp üyelerimizin listesinin işverene bildirilmesinin hemen peşi sıra, işveren de, ''görülen lüzum üzerine !!!!'' diyerek, sendika üyelerinin neredeyse tamamının olduğu ''boyahane bölümünü'' kapatma kararı alarak işyerinde asıp 02/01/2020 tarihinde ilan etsin!

 

   Bununla da yetinilmemiş; üyelikten istifa edilmezse dokuma bölümünün de kapatılacağı, herkesin işsiz kalacağı yönünde baskılar, zorlamalar, korkutmalar, tehditler yapılmış; sendika üyelerimize, üyelikten istifa etmeleri için, odaya çekilerek birebirken yapılan baskılar dışında da ayrıca üyelerimizin ailelerine ulaşarak sendika üyeliğinden istifa ettirme boyutunda yıldırma politikası uygulanmış; işe yeni giren işçilerin de sendikaya üye olması daha işe alınırken en başta engellenmiştir.

 

  Sözde ekonomik sıkıntıları olan işveren, tam da üyelerimize TİS farklarının ödenmesi gerektiği zamanda, sendika üyelerinin tamamını ayrı tutarak, işyerinde sendika üyesi olmayan/üyelikten istifa eden işçilerinin tamamına, elden, zarf içinde, TİS fark tutarı hatta daha fazlası kadar ve/öncelikli olarak para dağıtmıştır. Durumdan haberdar olur olmaz sendikamızın yetkili mercilere yaptığı şikayet üzerine de, bu paranın ''zekat'' olduğu ifade edilmiş ve savunulmuştur. Bir işçinin alın terinin ve emeğinin karşılığını; hele ki mücadele edilerek kazanılmış HAKLARI zaten varsa, işverenin keyfine ve iradesine bağlı bir BAĞIŞ   OLARAK KABUL ETMEK MÜMKÜN MÜDÜR?!!!  Bu son derece üzücü ve vahim durumla da her türlü mücadelemiz devam etmiştir. Ayrıca, bu durum, gerçekte, sendikaya üye olmayanlara dayanışma aidatı dahi ödetmeksizin ''zekat'' adı altında TİS hükümlerinden yararlandırma değildir de nedir? 

 

  İşletmede, vardiyalarla, fazla mesailerle, eleman eksikliği ile bir işçinin çok sayıda makineye bakmasıyla, iş yoğunluğuyla  fiilen çalışma olduğu ve işe yeni sendikasız işçiler de sonradan alındığı  halde ,sendika üyelerine iş vermeyip kısa çalışma ödeneğine vs. tabi tutarken yani başka deyişle işsizlik ve ücretsizlikle pes ettirmeye çalışırken; üye olmayanlara /üyelikten istifa edenlere tam çalışma ve fazla  ücret  imkanı sağlamış; üyelere üyelikten istifa etmeleri halinde işbaşı yaptıracağını taahhüt etmiş ve garanti vermiştir ki istifa eden çok sayıda işçiyi de hemen işbaşı yaptırmıştır .

 

      Öyle bir mücadele içine girilmiştir ki; işveren, şimdilik bildiğimiz kadarıyla sadece TİS farkını da değil, sendika üyesi olmayan işçilere, yine dayanışma aidatı ödettirmeksizin TİS ten kaynaklanan GECE VARDİYASI hakkını dahi ödemiş ve işyerinde ''sendikalılar aidat ödeyip haklardan yararlanıyorken, biz hiçbir ödeme yapmadan TİS teki hakları haricen alıyoruz ''söylemlerinin yayılmasını sağlamıştır.

 

   Ne var ki, her gerçeğin bir gün mutlaka açığa çıkacağı ve işçinin yanında TEKSİF SENDİKASI'nın  OLDUĞU, unutulmamalıdır.

      

     Ki sendika üyesi olmayan bir işçinin ayları kapsayan ücret bordrolarında dahi ''gece vardiyası'' yer almış ve doğal olarak bu da derhal delil olarak mahkemeye sunulmuştur. Bunun da, bir muhasebe hatası olduğuna inanmak elbette mümkün değildir.

 

    İşletmede EKONOMİK VE SOSYAL YÖNLERDEN, maddi-manevi yönlerden ÇOK DAHA FAZLA İŞÇİ MENFAATİNE OLAN KAZANILMIŞ HAKLAR VE ALACAKLARDAN İBARET YÜRÜRLÜKTE BİR TİS VE YETKİLİ BİR SENDİKA VARKEN; İŞÇİNİN TÜM BUNLARI YOK SAYIP NEDEN ÜYEYKEN ÜYELİKTEN İSTİFA ETTİĞİ ya da NEDEN SENDİKAYA ÜYE OLMADIĞI, düşünülürse verilen mücadelenin zorluğu çok daha rahat anlaşılacaktır.

  

      İşverenin uyguladığı bu kötüniyetli sendikasızlaştırma yöntemleriyle, baskı ve zorlamalarla, üyeleri yıldırma ve üye olmayanları/üyelikten istifa edenleri ödüllendirme politikalarıyla mevcut üye sayısı azaltıldığı gibi yeni üyeliklere de izin verilmemiş ,31/05/2021 tarihinde sendikamızın yetkisi düşmüş ve TİS yenilenememiştir.

 

     Ve fakat, Teksif SENDİKASI, ÜYESİNİN HER ZAMAN YANINDADIR VE ASLA YALNIZ BIRAKMAZ... 

 

  Pandemi sürecinde işverenlere uygulanan fesih yasağının kalktığı 01/07/2021 tarihinde, kısa çalışma ve işsizlik ödeneği işverence sadece sendika üyelerine uygulandığı için, normalleşme sürecine geçilmesi ile işbaşı yapmak için işe giden hem boyama hem dokuma bölümündeki tamamı sendika üyesi olan işçiler, işbaşı yaptırılmamış, yemekhanede toplanmış ve ''iş akitlerinin feshedildiği ve fakat haklarının derhal ödeneceği, sonra evlerine bir kağıt da gönderileceği ''söylenmiştir.  

 

    Tamamı sendika üyesi olan bu işçilerin iş akitlerinin feshi nedeni SENDİKAL; işverenin feshinin tek kriteri de SENDİKA ÜYELİĞİ dir.

 

    Zira, verdiğimiz hukuk mücadelelerinde de, İnegöl İş Mahkemesi, 10/05/2022 tarihinde, davayı 6 aydan kıdemsiz sendika üyemiz bir işçi açmış olsa bile, işverenin feshinin sendikal nedenli ve geçersiz olduğuna; işçinin işe iadesine; işverenin işe başlatması ya da başlatmaması şartına bağlı olmaksızın ödenmesi gereken tazminatın işçinin en az 1 yıllık ücreti olarak belirlenmesine ve ayrıca süresi içinde işverene başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve sosyal haklarının  ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, karar vermiştir.

 

TEKSİF SENDİKASI, ÜYESİNİN HER ZAMAN YANINDADIR VE OLMAYA DA DEVAM EDECEKTİR.      

 

 

Foto Galeri
Diğer Haberler
1. 2. 3. 4. 5.. . . 15. 16. 17. [»] [»»]