3. KADIN İŞÇİLER KURULTAYI TOPLANDI
Yayın Tarihi : 08/03/2020

 3. KADIN İŞÇİLER KURULTAYI TOPLANDI

 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü,  Türkiye genelinde çeşitli işyerlerinde çalışan 170 kadın üyemizin katılımı ile sendikamızın düzenlediği “Üçüncü Kadın İşçiler Kurultayı”nda coşkuyla kutlandı. Kurultayımız, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere terör odaklarına karşı mücadelede şehit düşen ve iş kazalarında hayatını kaybeden emekçilerimizin anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından okunan İstiklal Marşı ile başladı. Kurultayda ilk olarak sendikamız Kadın Komitesi Başkanı Zinnet Delibaş konuşma yaptı. Delibaş konuşmasında, komite olarak yürüttükleri çalışmalardan bahsetti ve toplu iş sözleşmelerinde kadınlara yönelik yer alabilecek düzenlemeleri tartıştıklarını aktardı. Delibaş, böylesi bir etkinliğin oluşturulmasında başta Genel Başkanımız Nazmi Irgat olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

Kurultayın açılış konuşmasını yapmak üzere alkışlar eşliğinde kürsüye çıkan Genel Başkanımız Nazmi Irgat, kadın üyelerimizle bir arada olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu ifade ederek, vatan savunmasında verdiğimiz şehitlere, ekmeği uğruna can veren emekçilere Allah’tan rahmet dileyerek konuşmasına başladı. Kadın üyelerimizin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü de kutlayan genel başkanımızın konuşmasının satırbaşları şöyle:

AVRUPA, MÜLTECİ KRİZİNDE SORUMLULUK ÜSTLENMELİ

Değerli kardeşlerim,

Bütün iyi niyetli temennilerimize ve umutlarımıza rağmen, 2020 yılına ülke ve dünya olarak, iyi başlamadık. 2020 yılı felaketlerle başladı dersek, yerinde olur. Önce Elazığ ve Malatya illerini etkileyen deprem, Van’da meydana gelen çığ felaketi, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda pistten çıkan uçak ve bu felaketlerde yitirdiğimiz canlar... Bir de bunların üzerine, Çin’de ortaya çıkarak, bütün dünya için ciddi bir tehdit halini alan, Korona virüsü, artık ülkemizi de tehdit eder hale geldi. Bu felaketler silsilesinin, bir an önce son bulmasını temenni ediyorum. Bu felaketlerin yanı sıra, şu sıralarda Batı sınırımızda, adeta bir insanlık dramı yaşandığına da dikkat çekmek isterim. Bildiğiniz gibi Suriye’de ortaya çıkan, savaş ve kaos ortamından kaçarak, ülkemize sığınan Suriyeli mültecilere, millet olarak kapı açtık. Hiçbir ayrım gözetmeksizin, onları sadece insan oldukları için misafir ettik. Kucak açtık, aşımızı paylaştık. Ülke olarak sayıları milyonlarla ifade edilen, bu insanları biz ülkemizde misafir ederken, Avrupa ne yaptı? Türkiye mültecilere sınır kapılarını açınca, o insanlara, Yunanistan güvenlik kuvvetleri insanlık dışı bir tavırla saldırdı, darp etti, yaraladı, üzerlerine biber gazı attı, çırılçıplak soydu. Yetmedi ateş açtı, can aldı. Hemen yanı başımızda yaşanan, bu insanlık dramının bir an önce son bulması için, çağdaş değimiz Avrupa’nın da mülteci krizinde, sorumluluk üstlenmesini acilen bekliyorum.

KADINA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI KAZANDIRAN ATATÜRK’E SELAM OLSUN

 

Değerli emekçiler, kıymetli kardeşlerim, bacılarım, bugün sizler için buluştuk. Sizlerin sorunlarını, görüş ve önerilerinizi konuşmak, çözüm üretmek için bir araya geldik. Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadın emeğinin günü, bugün sizlerin günü... Güzel amaçlarla toplandığımız bugün, aslında kanla, gözyaşıyla, ağır bedellerin ödendiği bir günün yıldönümü. Bugün; bundan 163 yıl önce, o günlerde belki yerini bile bilmediğimiz Amerika’da, adını bile bilmediğimiz 129 kadın tekstil işçisinin canlarını vererek, kanlarıyla yazdıkları bir mücadelenin yıldönümü. 163 yıl önce verdikleri mücadeleyle hatıraları hala canlı kalan, o büyük yürekli 129 kadın tekstil emekçisi yoldaşımıza selam olsun…

Üzerinden geçen yüzyıllar, verdikleri emek mücadelesini hala eksiltmedi. Bu yolda mücadele vermiş bütün kardeşlerimize selam olsun… Daha da önemlisi, bugünün, Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını, 1921 yılından itibaren sağlayan, Türk kadınına, dünyada bir ilk olarak seçme ve seçilme hakkını kazandıran, Büyük Önderimize, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e selam olsun, ruhu şad olsun…

Değerli kardeşlerim, biraz önce de ifade ettiğim gibi, bugün özel ve güzel günü kutlamak için buradayız. Ama ne yazık ki günümüzde, kadına yönelik şiddet olaylarının arttığı dönemden geçiyoruz. Bu olayların artmasından toplum olarak, utanç duyuyoruz. Her gün televizyonlarda, aile içi şiddet vakalarını izliyoruz. Ayrıldığı eşini çocuklarının önünde bıçaklayan adam insan olamaz. Kadına yönelik şiddet olaylarının içinde bulunan her kimse, aciz ve ahlaksız kişidir. Bu olayları ne yazık ki, toplumsal bir ayıp olarak görüyor ve kınıyorum...

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ ÖNEMSİYORUZ

Değerli kardeşlerim, biz Teksif Sendikası olarak, sesimizi duyurabildiğimiz her yerde, din, dil, ırk ayrımı gözetmeden, cinsiyet ayrımcılığının şiddetle karşısındayız. Tacize, baskıya, ötekileştirmeye her zaman karşı çıktık. Sadece karşı çıkmakla da kalmadık, nerede ve ne koşulda olursa olsun, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığa karşı mücadele ettik etmeye de devam edeceğiz. Bu nedenle de, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile içi Şiddetin Önlenmesine yönelik, Avrupa Konseyi sözleşmesi olan İstanbul Sözleşmesi’ni de son derece önemsiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti olarak, 12 Mart 2012 tarihinde imzalayarak kabul ettiğimiz, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giren, İstanbul Sözleşmesi’nin, yaptırımlarının yargı kanalı ile, etkin bir biçimde uygulanmaya başlanmasını, geç olsa da yerinde bir adım olarak görüyorum. Keşke kadına yönelik şiddet eylemleri, kanunlarla değil de, yer edinmiş bir toplumsal hafızayla engellenebilseydi.

Değerli arkadaşlarım,

Günümüzde kadına şiddet eylemlerini konuşuyor olmak, gerçekten hepimizin oturup düşünmesi gereken bir ayıp. Oysa ki, tarih sahnesinde toplumumuz, anaerkil yapısıyla bilinmektedir. Tarihteki Türk Devletlerinde, her daim, ana, kadın, eş, ön plandaydı, el üstündeydi. Bakınız yakın tarihimize, Kurtuluş Savaşımıza, Nene Hatunlarımız, Halide Ediplerimiz, Kara Fatmalarımız, Şerife Bacılarımız… Hep analarımız, kadınlarımız ön saflarda. Bu yüzden Anadolu değil midir, Anavatanımızın adı…. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu şuurunda da hep kadın vardı. Konuşmamın başında da bahsettiğim gibi, Dünyanın ilk seçme ve seçilme hakkına kavuşan kadınları, Türk kadınlarıdır.

20 MİLYONDAN FAZLA KADIN ÇALIŞMIYOR

Değerli kardeşlerim,

2018 yılının ağustos ayında başlayan, adı konulmamış ekonomik krizi, evde, mutfakta, en çok sizler hissetiniz. Biliyorum çalışma hayatında siz kadınların problemleri büyük. Başta kadınların kayıt dışı istihdamı, ülke olarak en büyük sıkıntılarımızın başını çekiyor. Bu durum kadınlarımızın, iş hayatına dahil olmaları önündeki, en büyük engellerden birisi.

Sermaye tarafından kadın işgücü, ucuz emeğin, kayıt dışının, merdiven altı ekonominin güvencesiz  ve esnek çalışmanın unsurları olarak görülmeye, ne yazık ki hala devam ediyor. Ülkemizde istihdam içerisinde yer alan, çalışan sayısı, 28 buçuk milyonken, kadın çalışan sayısı ne yazık ki, 9 milyon dolaylarında kalıyor. Bu demek oluyor ki, 20 milyondan fazla kadın çalışmıyor. Bu duruma bağlı olarak da, işsizlik oranı kadınlarımızda daha yüksek. Kadın emekçilere dayatılan koşullarla, adeta, “çalışma, kocana, babana muhtaç ol” denilmektedir. Ülkemizde ne yazık ki, iş hayatındayken, doğum yapan kadınların, büyük bir çoğunluğu işe geri dönemiyor. Hatta bazı işyerlerinde, hamileliğin yasak olduğunu, hamile kadınların işten çıkartıldığını, yaşayarak görüyoruz. Kadınımızın en kutsal hakkı olan, analık hakkına bile saygı gösteremeyen bir zihniyet var bu ülkede.

Şunu bilmeliyiz ki, kadının yaratıcı gücü ve yeteneği, kadının duyarlılığı ve sağ duyusu,  kadının şefkati ve merhameti, en küçük birimden, devlet yönetimlerine kadar her alana yansımaktadır. Bu özellikleri göz ardı ettiğimiz sürece, hayatın hiçbir alanına kalıcı bir bolluk, bereket, huzur ve mutluluk getiremeyiz.

Tam da bu noktada, Büyük Atatürk şöyle diyor: “Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır ki:, O da, Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmaktır.”

CİNSİYET AYRIMCILIĞINA VE SÖMÜRÜYE KARŞI ÇIKIŞ GÜNÜ

Değerli kardeşlerim, küreselleşme olarak adlandırdığımız illet, istediği kadar kadın emekçileri özünden koparmaya, bu sömürücü sistem içine çekmeye çalışsa da her yılın 8 Mart tarihini, emekçi kadınların, vahşi kapitalist sisteme, cinsiyetçi egemenliğe, cinsiyet ayrımcılığı ve sömürüye karşı çıkış günü olarak kabul ediyorum. Sosyal gelişimi henüz tamamlayamamış toplumlarda rastlanan, kadını hor görme, değer vermeme, şiddet uygulama gibi hareketleri, şiddetle kınadığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Kadınlarımız bugün her yerde, çalışma hayatının en önemli paydası olmaya başladı. Bugün artık, ekonomik özgürlüğünü kazanmış, erkeğin eline bakmayan, haksızlıklara boyun eğmeyen, bir kadın profili ile karşı karşıyayız. Kadınlarımızın toplum içindeki yeri, artık çok daha güçlü. Kadınlarımız, artık her platformda seslerini duyurabiliyor. Bundan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Özellikle de bu anlattığım tanımlara, tam olarak uyan siz emekçi kardeşlerimle gurur duyuyorum. Sizlerin tekstil sektöründe göstermiş olduğu, titizlik, sabır, dikkat ve çalışkanlık, Türk Tekstil Sanayini, ülke ekonomisinin lokomotifi haline getirdi. Alınteri ve göz nurunuzla sektörümüze verdiğiniz emeği, her zaman takdirle, gururla anıyorum.

 

SENDİKAMIZ KADIN TEMELLİ KURULMUŞTUR

Değerli kardeşlerim,

Her defasında söylemekten gurur duyuyorum ki; Teksif Sendikası, kadın temelli kurulmuştur. Bunu hiçbir zaman unutmayın. Siz kadın emekçiler, sektörün büyük bir bölümünde görev üstlenenlersiniz. Sendikamızın en büyük güvencesi, emeğin en sadık temsilcisi olmayı siz başardınız. Bugün örgütlenme çalışmalarımızda, eylemlerimizde, direnişlerimizde, haksızlığa, hukuksuzluğa karşı sesimizi yükselttiğimiz her mücadelede, siz kadınların desteği varsa yol alıyoruz, başarılı oluyoruz. Şunu gururla belirtmek isterim ki; siz kadın emekçi arkadaşlarım, sendikal harekette, en azimli ve kararlı duruşu sergileyenlersiniz.

Kadını, kadın emekçileri, sizlerin üstlendiği bu kutsal emek mücadelesini, üzerinizdeki yükü, kimse hafife almasın. Kimse, kadın emekçileri başkalarıyla bir tutmasın. Çünkü kadın emekçi, sadece kadın değildir. O, hem kadındır, hem anadır, hem bacıdır, hem de emekçidir, işçidir...

Onun sorumluluğu iki kattır. Yükü, işi, görevi… Verdiği emek, akıttığı alınteri, iki kattır. Kısacası kadın işçi, hayatın yükünü omuzlarında taşıyandır. Onun için, şöyle bir gerçek var ki, siz kadınların olmadığı her şey, eksik ve yarım kalmaya mahkumdur. Sizlere inanıyoruz… Sizlere güveniyoruz. Sizlerin birliği ile, her zorluğun üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Bu inancımızın bir sonucu olarak ortaya çıkan, Kadın İşçiler Komitemizin çalışmaları da, göğsümüzü kabartıyor. Umuyorum ki ilerleyen zamanla birlikte, kadın komitemiz daha güzel işlere imza atacaktır. Buna can-ı gönülden inanıyorum.

190 SAYILI ILO SÖZLEŞMESİ ONAYLANMALI

Değerli kardeşlerim,

Çok önemsediğim ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren, bir konuya da değinmek isterim. 2019 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü – ILO, işyerlerinde şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik, 190 sayılı sözleşmeyi kabul etti. Bu sözleşmenin ön taslağını, Türkiye Cumhuriyeti benimsedi ancak henüz imzalanamadı. Bu sözleşme imzalanmasıyla birlikte, işyerinde şiddet ve ayrımcılığa yönelik olarak, ilgili yasalarda değişiklik yapması zorunlu hale geliyor. Bu sözleşme imzalandığı takdirde, çalışma yaşamına önemli katkıları olacağı inancındayım. Hükümetin mümkün olan en hızlı sürede, ILO’nun 190 sayılı sözleşmesini onaylayarak, gereken yasal değişiklikleri, bir an önce, hayat geçirmesini ümit ediyorum.

Kıymetli üyelerimiz,

Büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınların hayatın her alanında, erkeklerle birlikte söz sahibi olması konusunda, büyük bir hassasiyet göstermiştir. Türkiye’de kadın haklarının kazanılması, Atatürk’ün öngörüsü ve kararlılığı ile hayata geçirilmiş, bugünkü çağdaş Türkiye’nin, temel taşlarından biri olmuş, ülkemiz insanlarının ufkunu genişletmiştir. Kadın haklarının ön plana çıktığı, işçi mücadelelerin yoğunlaştığı dönemde, Türk kadını seçme ve seçilme hakkı ile donanmış, siyasette, bilim alanında ve çalışma hayatında yerini almış, toplumsal demokratik yaşama uyum sağlamıştır.

Değerli kardeşlerim,

Biz demokratik kitle örgütleri olarak şunu savunuyoruz: Kanuna gerek kalmadan, insan hakları çerçevesinde, örf, adetler ve toplumsal ahlakla, kadınlarımız, yaşadığımız toplumda güçlü olamaz mı? Dünyada ilk olarak, seçme ve seçilme hakkı tanınan Türk kadını, kanunlarla değil, toplumsal değerlerle korunmalıdır. Anayasamız diyor ki; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.”

Bu ne demek? Günümüzde kadın-erkek eşitliği, evrensel nitelik taşıyan ilkelerden biridir ve Türkiye Cumhuriyeti bu ilkeyi benimsemiştir. Bence anayasamızdaki bu ilke, bütün kanunların özeti olmalıdır. Öyle ki, kadınlara kanunlarla tanınan hakların birçoğu, gerçek hayatta uygulanmamaktadır. Verilen ve verilmesi düşünülen haklar, kadınlarımıza bir lütuf değil, çağın ve sosyal yaşamın olmazsa olmazlarıdır. Ülkemizde, kadın haklarının geldiği nokta bakımından, yasal birçok kazanımlarımız olmasına karşılık, bu hükümlerin tam anlamı ile hayat bulduğunu söylemek, ne yazık ki hala mümkün değildir.

MÜCADELE DEMEK KADIN DEMEK

Değerli arkadaşlarım,

Biz kendimizi; sizleri her türlü ayrımcılığa karşı korumak, kollamak, ekonomik ve sosyal haklarınızı savunmakla, görevli sayıyoruz. Bu anlayışla, sizlerle el ele, gönül gönüle, sendikal birlik içinde hareket ediyor, mücadelemizi sürdürüyoruz. Bugün, güzel memleketimizin her köşesinde, Teksif’in bayrağını taşıyan sizlersiniz. Siz kadın emekçilerimizle gurur duyuyoruz. Evine, eşine, çocuğuna gösterdiği özeni, işyerinde de gösteren, işyerini ve arkadaşlarını gönülden benimseyen sizler, hem evinde çocuklarının anası, eşinin hayat arkadaşı, iş hayatının ise temeli olmayı başarmış, emeğin en kutsal, en yüce değerlerisiniz…

Daha da önemlisi sizler, ailelerimizin temel direği, iş yaşantımızın mücadele arkadaşları, sendikamızın ise, en temel yapı taşları olmayı, aynı anda başarmış bulunmaktasınız. Çünkü mücadele demek, kadın demek. Çünkü sendikal hareket demek, kadın demek. Türkiye işçi hareketine baktığımız zaman, emek adına ne varsa, içinde mutlaka sizler varsınız… Yürekli, yiğit kadın işçiler var… Büyük yürekli kadın emekçi kardeşlerim, sizleri ne kadar takdir etsek azdır…!!!

SİZLERİN İDEALLERİ ÇAĞDAŞ DÜNYAYA YÖN VERECEK

Değerli emekçiler, kıymetli bacılarım,

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, sizin mücadelenizle başladı. Bu özel günün sahibi sizlersiniz. Bundan sonra sizlerin hareketleri, düşünceleri ve idealleri, çağdaş dünyaya yön verecektir. Zaten bunu yıllar öncesinden gören, Büyük Önderimiz Atatürk de, Türk kadınına ayrı bir önem gösterip, çağdaşlaşma yolunda sizlere birçok reform, hak ve sorumluluk vermiştir. Ben de, bu husustaki mücadelemi inanç ve azimle devam ettirmeye kararlıyım.

Teksif Sendikası, bütün imkan ve olanaklarıyla, her yerde ve her zaman, sizin yanınızdadır ve yanınızda olmaya devam edecektir. Bir ve beraber olduğumuz sürece, Teksif var olacaktır. Bir olacağız, ailemize yeni üyeler katacağız, büyüyüp daha da güçleneceğiz, birliğimizi güçlendireceğiz. Bu birliği güçlendirmek, elbette ki sizlerin elinde. Bu nedenle; mücadele gücümüze güç katmak için, sömürüye uğrayan kardeşlerimizin, hak ve adalet umudu olmak için, sizlere büyük görev düştüğünü, bir kez daha hatırlatmak isterim.

Değerli kardeşlerim,

Bu günün kurultay havasında, bayram havasında geçmesini temenni ediyorum. Ancak, hepinizin bildiği gibi Ordumuz, evlatlarımız, Mehmetçiklerimiz, sınır ötesinde zor şartlarda, ülke savunması için mücadele veriyor. Ne yazık ki her gün şehit haberi alıyoruz, yüreğimize kor düşüyor, içimiz yanıyor. Bu nedenle, her gün şehidi olan bir millet olmanın, acısı ve matemini de unutmamamız gerekiyor. Bu nedenle, gerekli hassasiyeti gözeteceğinizi biliyorum. Milletimizin milli ve manevi hassasiyetlerine, her birimizin özen göstereceğinden hiçbir şüphem yok.

Emeğin en değerli temsilcileri,

Bu anlamlı günde, sizlerin, aramızda olmayan bütün kadın emekçi kardeşlerimin, analarımızın, bacılarımızın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü, can-ı gönülden kutluyorum. Her şey, o güzel gönüllerinize göre olsun. Büyük TEKSİF ailesi adına, sizleri en derin, sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Sağ olun var olun…

 

 

 

 

Foto Galeri
Diğer Haberler
1. 2. 3. 4. 5.. . . 7. 8. 9. [»] [»»]