21. OLAĞAN GENEL KURULUMUZ GERÇEKLEŞTİ
Yayın Tarihi : 21/09/2022

21. OLAĞAN GENEL KURULUMUZ GERÇEKLEŞTİ

 

            Sendikamız 21. Olağan Genel Kurulu 17-18 Eylül 2022 tarihlerinde Ankara Grand Mercure Hotel’de gerçekleşti.

            Türkiye’nin dört bir yanındaki yüzlerce fabrikadan delegelerin katılımıyla icra edilen 21. Olağan Genel Kurul’a, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ve TÜRK-İŞ Genel Yönetim Kurulu, TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaların Genel Başkanları ve Yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve yöneticileri, milletvekilleri ile yurtiçi ve yurtdışından gelen misafirler katıldı.

 

            Aynı zamanda Teksif Sendikası’nın 60. kuruluş yıldönümüne denk gelen 21. Olağan Genel Kurul açılış seremonisi ile başladı. Genel Kurulun açılış konuşmasını yapan Genel Başkanımız Nazmi IRGAT, başta vatan savunmasında şahadete eren aziz şehitlerimizi, emek şehitlerini ve Teksif Sendikası’nı bugünlere taşıyarak ahirete intikal edenleri anarak sözlerine başladı. IRGAT, “Sendikamızın bu Genel Kurul’unda, yalnızca, olayları, olguları ve gerçekleri konuşacağız” dedi.

 

Genel Başkan Nazmi IRGAT konuşmasında şunları kaydetti:

 

TÜİK’İN ENFLASYONU İLE GERÇEK ENFLASYON BİRBİRİNDEN ÇOK FARKLI

“İçinde bulunduğumuz ve uzun zamandır devam eden ekonomik sorunlar, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, alım gücünün en fazla azaldığı bir dönemden geçiyoruz. Paramızdaki aşırı değer kaybı, TÜİK’in açıkladığı enflasyonun yüzde 80’lere vardığı bir dönemi yaşıyoruz. Geride bıraktığımız 4 yıl ülkemiz ve dünya için zor bir dönem oldu. Pandemi sonrası kendimizi büyük bir ekonomik kriz içinde bulduk.”

 

PANDEMİ DÖNEMİNDE DEVLET, İŞTEN ÇIKIŞ YASAĞI, KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ GİBİ BİRTAKIM ÖNLEMLER ALSA DA NE YAZIK Kİ YETERSİZ KALDI, İŞSİZLİK SEVİYESİ ÇOK YÜKSEK

“Her krizde olduğu gibi dar gelirli emekçiler, üretenler bu kriz de en büyük yarayı aldı. Devlet, işten çıkış yasağı, kısa çalışma ödeneği gibi birtakım önlemler alsa da ne yazık ki yetersiz kaldı. Ülkemizde resmi rakamlara göre 3,5 milyon vatandaşımız işsiz, ülkemizin cari açığı daha da artıyor. 4 kişilik bir ailenin açlık ve yoksulluk sınırı asgari ücretin üzerine çıkmış durumda, yani biraz daha yoksullaşılmışız. 2022 yılının ilk 7 ayında sadece kayıtlara geçen 1014 işçi kardeşimizi iş cinayetlerine kurban vermişiz. Böyle bir ortamda sendikal örgütlülüğün ve örgütlü bir toplumun önemi ortaya çıktı.”

 

ASIL SORUN UYGULANAN EKONOMİK POLİTİKALARI

“Demokratik bir ülkede yaşadığımızı savunuyoruz, demokrasiye de inanıyoruz. Demokrasinin olmazsa olmazını; insanların örgütlenme hakkını özgür iradeleriyle kullanabildiklerinde anlarız. Asıl sorun uygulanan ekonomik politikalarımızdadır. 1980’li yıllardan bu yana uygulamaya konulan neoliberal ekonomik model yani serbest piyasa ekonomisi devletin üretimden ve yatırımdan çekindiği, devletin niteliklerinin değiştiği, kamu iktisadi teşebbüslerinin başta Sümerbank fabrikalarının kapatıldığı bir sistem bu”

 

UCUZ EMEK ÜZERİNE KURGULANMIŞ BİR EKONOMİK SİSTEM

“Özel sektör aracılığıyla istihdamın sağlandığı bir sistemdir bu. İktidarlar değişse de bu sistem değişmedi. Çalışanlara ve halkımıza refah sağlamadı bu sistem. Bu ekonomik sistem ucuz emek üzerine kurgulanmış bir yapıdan ibaret. Küreselleşmenin getirdiği acımasız rekabet koşulları sadece ucuz emekle gerçekleştirmenin yollarını arıyor bu sistem.”

 

“Bu ekonomik sistem varlığını sürdürebilmek için de önüne çıkacak toplumsal muhalefeti bölmek için muhafazakarlık ve etnik kimliklere dayalı siyaseti destekledi, sendikasızlaştırmayı savundu bu sistem. Ülkemizdeki siyasal anlayış bu ekonomik modele boyun eğmiş, yeni alternatifler üretmek yerine duruma ancak seyirci kalınmıştır.”

 

ADI KONULAMAMIŞ KRİZİ YAŞIYORUZ

SİPARİŞLERDE DARALMA VAR

“1994, 2001, 2008, 2018 ve son olarak, içinde bulunduğumuz, adı konulamamış ekonomik kriz. Her ekonomik krizden en fazla etkilenen başta ücretliler, yani emekçiler, dar gelirli halkımız oluyor, krizin faturaları bu kesime çıkartılıyor.

“Hastalığın teşhisi konulamadı, tedavi sağlanamıyor. Yapılması gereken Cumhuriyet döneminde olduğu gibi devletin içinde yer aldığı kalkınmacı modele dönülmesidir. Bu arada ekonomide daralma işaretleri görüyoruz. Siparişlerde azalma var, bu da bizi kaygılandırıyor.”

 

AĞIRLIKLI SEÇMEN KİTLESİNİ EMEKÇİLER OLUŞTURUYOR

“Genel seçimlere, dokuz ay var. TÜİK'in son açıkladığı istatistikte, kayıtlı, kayıtsız, otuz milyon 900 bin, çalışan gözükmekte. Yani hepsi de oy kullanacak yaşta insanlar. Ülkemizde yaklaşık 55 milyon, seçmenin oy kullandığını, göz önünde bulundurduğumuzda işçileri, çalışanları, aileleriyle birlikte, değerlendirdiğimizde ağırlıklı seçmen kitlesini, oluşturdukları gerçeğini görmelerini istiyorum.”

 

SENDİKA ÜYESİ OLMAK İŞTEN ÇIKARILMA SEBEBİ

“Ucuz emekle kalkınma olmaz. Sendikacılık işçi ve emekçilerin hak ve menfaat mücadelesi bir yana işçi sınıfının var olma hatta hayatta kalma mücadelesi halini almış durumda. Ülkemiz işverenleri Anayasal bir hak olan sendika üyeliğini engellemek adına işçilerin haklarını gasp ediyor. Çalışanların e-devlet şifreleri elinden alınarak istifaya zorlanıyorlar. Sendika üyesi işçiler insanlık dışı olaylara maruz kalmaktalar. Sendika üyesi olmak işten çıkarılma sebebi olarak uygulanmaktadır bizim ülkemizde. Ölümü gösterilip sıtmaya razı ediliyor emekçiler”

 

TÜİK’in açıkladığı istatistik oranları gerçeği yansıtmıyor, böyle de bir güvensizlik oluştu. Uzun yıllardır bir türlü çözülemeyen işsizlik sorunu var ülkemizde. Hemen hemen her evde bir işsiz var. Her yıl eğitimlerini tamamlamış yaklaşık 1 milyon gencin işe başlamak için sırada beklediği güzel ülkemizin hali bunlar. Yeterli istihdam sağlayamayan ekonomi, işsizliğe çare bulamayan siyasal iktidar, performans yetersizliği gibi gurur kırıcı uygulamayla işe devem ettirilmeyen emekçiler, 6 aylık devlet kesesinden üstelik bizim paramız olan İŞKUR vasıtasıyla eleman çalıştırma uygulamalarıyla kaynaklarımız heba ediliyor. Her geçen gün daha da yoksullaşıyoruz. Döviz fiyatları tarihi zirve yapmış durumda.”

 

SENDİKAL ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDE BÜYÜK ENGELLER VAR

Konuşmasının sonunda, “Örgütlenmenin önünde çok büyük engeller var. Bu engelleri aşmak için daha çok mücadele edeceğiz. Önümüzdeki süreçte örgütlenmeye daha çok odaklanarak TEKSİF'i, Türkiye'nin en güçlü ve büyük sendikalarından biri haline getireceğiz” diyen Genel Başkan Nazmi IRGAT, 21. Olağan Genel Kurulun bütün emekçilere, emek hareketine, TÜRK-İŞ ailesine ve ülkemize hayırlar getirmesini dileyerek sözlerine son verdi.

 

Genel Başkanımız Nazmi IRGAT’ın açılış konuşmasının ardından delegelerce iletilen divan takriri sonucunda Teksif Sendikası 21. Olağan Genel Kurulunu yönetmek üzere Divan Başkanlığına TÜRK-İŞ Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve Türk Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp ALEMDAR seçilirken, Divan Başkan Vekilliklerine Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin AKÇUL ile Banka Finans ve Sigorta İşçileri  Sendikası BASS Genel Başkanı Turgut YILMAZ, Divan Katip Üyeliklerine ise sendikamız İzmir Delegelerinden Feride KABASAKAL ile sendikamız Isparta Delegelerinden Sümeyye ALGINKILIÇ seçildi.

 

Şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşımızın okunması ile devam eden 21. Olağan Genel Kurul’da Divan Başkanlığı’na seçilen Eyüp ALEMDAR konuşmasında Teksif’in tarihinin, ülkemizin sendikal tarihi kadar eski olduğunu belirterek ülkemiz sendikal hareketine kazandırdıklarıyla yeri doldurulamaz bir yere sahip olduğuna dikkat çekti. ALEMDAR, “Sizlerle aynı konfederasyon çatısı altında birlikte mücadele etmekten büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz” dedi. ALEMDAR, Koop-İş’in, özel sektördeki giyim mağazalarında örgütlü olduğunu veya örgütlenme çalışması yürüttüğünü kaydederek, “Bizim örgütlendiğimiz ya da örgütlenmeye çalıştığımız mağazalarda satılan ürünlerin birçoğu sizler tarafından üretiliyor. Siz Teksif üyesi işçiler olarak bu işin üretim tarafındasınız, bizler de ticaret ve büro işkolu işçileri olarak satış tarafındayız. Bu nedenle birbirinden çok farklı işkolları gibi görünse de tekstil işkoluyla bizim işkolumuzun hedefleri birdir, mücadelesi ortaktır. O nedenle biz, bir olmalıyız, birlik olmalıyız, mücadelemizi ortaklaştırıp birlikte hareket etmeliyiz.” dedi.

 

Divan Başkanı Eyüp ALEMDAR’ın konuşmasının ardından, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY konuşma yaptı. ATALAY konuşmasında, sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması için Meclis’ten yasa çıkması gerektiğini söyledi. Meclis’te sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması için yasal düzenleme yapılmamasını da eleştiren ATALAY, “Sendikaların örgütlenme büroları var. Ama Türkiye’de yoğun faaliyet gösteren ‘örgütlenmeme’ büroları da bulunuyor. Çalışanların sendikalı olmaması için çalışıyorlar. Örgütlenmeyi engellemek için formüller geliştiriyorlar. Buna karşı işçileri koruyacak, örgütlenmenin önünü açacak düzenleme gerekli. Meclis’te birçok parti var. Grup toplantılarını izliyoruz. Partilerin hiçbirinden çalışanlara ‘sendikalı olun’ çağrısı gelmiyor. Çünkü Meclis’teki milletvekillerinin büyük çoğunluğu işveren. İşçi kökenli milletvekili yok. Bu durumu aşmamız lazım. Meclis’e işçi kökenli milletvekili sokmamız lazım.” dedi.     “Bizler işçinin, aynı zamanda küçük esnafın, dar gelirlilerin temsilcileriyiz. Seçmenin büyük bir kesimini temsil ediyoruz. Yakında seçim var. Siyasi parti temsilcilerine işçi hakları konusunda ne düşündüklerini sorun. Örgütlenme, sendikalaşma hakkındaki düşüncelerini öğrenin. Oyunuzu ona göre kullanın. İşçi adaylar hangi partideyse oraya oy verin. İşçileri Meclis’e sokarsak sorunlarımızın takipçisi olurlar. Bu konuda kararlı olalım” diyen Ergün ATALAY, genel kurulda, siyasette işçi adaylara oy verin çağrısı yaptı.

 

TÜRK-İŞ TÜRKİYE’DEN YANA

Türk-İş’in öncelikle Türkiye’den ve işçiden yana olduğunu hatırlatan ATALAY, hak ararken hem mücadele, hem müzakere yönteminin izlediğinin altını çizdi. Kıdem tazminatı konusundaki dik duruşa da dikkat çeken ATALAY, TÜRK-İŞ topluluğunun dik duruşu sayesinde kıdem tazminatı konusunun gündemden çıkarıldığına dikkat çekti. Konuşmasında Emeklilikte Yaşa Takılanların (EYT) durumuna da değinen TÜRK-İŞ Genel Başkanı ATALAY, EYT konusunun ciddi bir problem olduğunu, esas sıkıntının özel sektörde yaşandığını ifade etti. EYT ile ilgili yasal düzenlemenin bir an önce yapılmasını isteyen ATALAY, çözüm yerinin Meclis olduğunu söyledi. ATALAY işçilerden çocuklarını okutmaları ve devletin, özel sektörün önemli kademelerinde görev almalarını sağlamalarını da isteyerek, işçi çocuklarının nerede olursa olsun işçinin yanında yer alacağını vurguladı. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY Genel Kurulun bütün emekçilere ve ülkemize hayırlar getirmesini dileyerek sözlerine son verdi.

 

Önergelerin görüşülmesiyle devam eden 21. Olağan Genel Kurul 18 Eylül 2022 Pazar günü yapılan Genel Yönetim Kurulu, Genel Denetim Kurulu, Genel Disiplin Kurulu ve TÜRK-İŞ Delegelerinin seçimi ile son buldu.

           

21. Olağan Genel Kurul’da yapılan seçimler sonucunda Genel Başkanımız Nazmi IRGAT delegelerin oy birliği ile güven tazeleyerek yeniden Genel Başkan seçildi.

           

Genel Yönetim Kurulu şu şekilde oluştu:

 

Nazmi IRGAT               Genel Başkan

 

Sebahattin ÇETİN        Genel Başkan Yardımcısı

 

Mehmet KAFA              Genel Sekreter

 

Selçuk BOZKAYA         Genel Mali Sekreter

 

Ersin ÇELİK                  Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri

 

 

TEKSİF BASIN BÜROSU

 

 

Foto Galeri
Diğer Haberler
1. 2. 3. 4. 5.. . . 16. 17. 18. [»] [»»]