Pazartesi 31 Ağustos 2026
Ekmek , Barış , Özgürlük
Sosyal Medyada Sendikamız
Genel

22. OLAĞAN GENEL KURULUMUZ GERÇEKLEŞTİ

Ana Sayfa » Genel » Haber Detayı
22. OLAĞAN GENEL KURULUMUZ GERÇEKLEŞTİ
30 Ağustos 2026

Sendikamız 22. Olağan Genel Kurulu 29-30 Ağustos 2026 tarihlerinde Ankara Grand Mercure Hotel’de gerçekleşti.

Türkiye’nin dört bir yanındaki yüzlerce fabrikadan delegelerin katılımıyla icra edilen 22. Olağan Genel Kurul’a, TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Yol-İş Genel Başkanı Ramazan Ağar, TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaların Genel Başkanları ve Yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve yöneticileri, milletvekilleri ile yurtiçi ve yurtdışından gelen misafirler katıldı.

Genel Kurulun açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Adayı Ersin Çelik, 30 Ağustos Zafer Bayramımıza değinerek başta vatan savunmasında şahadete eren aziz şehitlerimizi, emek şehitlerini ve Teksif Sendikası’nı bugünlere taşıyarak ahirete intikal edenleri anıp minnetini dile getirerek sözlerine başladı.

Genel Başkan Adayı Ersin Çelik konuşmasında, 22. Olağan Genel Kurulun yalnızca bir yönetim seçimi olmadığını, aynı zamanda TEKSİF’in geleceğine ve sendikacılık anlayışına ilişkin önemli bir karar niteliği taşıdığını ifade etti.

TEKSİF’in gerçek sahibinin işçiler olduğunu vurgulayan Çelik, “TEKSİF’in sahibi koltuklarda oturanlar değil, tezgâh başında çalışan işçilerdir.” ifadelerini kullandı. Sendikaların işçiden uzaklaşması durumunda yalnızca işçiyi değil, zamanla kendisini de kaybetmeye başlayacağını belirten Çelik, yeni dönemde örgütlenmeyi en önemli hedef olarak gördüklerini söyledi.

“SENDİKACILIK FABRİKA SAYMAK DEĞİLDİR”

Sendikacılığın yalnızca üye sayısından ibaret olmadığını belirten Çelik, yeni dönemde fabrika büyüklüğüne veya üye potansiyeline bakılmaksızın her işçinin yanında olacaklarını ifade etti.

“Beş yüz işçi de olsa, elli işçi de olsa, on işçi de olsa, bir işçi de olsa… Biz o işçinin yanına gideceğiz.” diyen Çelik, sendikacılığın temel amacının işçiye yalnız olmadığını hissettirmek olduğunu belirtti.

Çelik, “Bir işçi, bir insan, bir hayat, bir ailedir.” sözleriyle her bir sendika üyesinin TEKSİF açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

“İŞÇİNİN İRADESİ PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ”

Toplu sözleşme süreçlerine de değinen Çelik, işçinin görüşü alınmadan hazırlanacak bir toplu sözleşme taslağını kabul etmeyeceklerini söyledi.

Toplu sözleşmenin yalnızca ücretleri belirleyen bir metin olmadığını; çalışma koşulları, ikramiyeler, izin hakları ve iş güvencesi başta olmak üzere işçinin yaşamını doğrudan etkileyen temel hakları kapsadığını ifade eden Çelik, “Patronla pazarlık yapılır ama işçinin iradesi pazarlık konusu yapılamaz.” dedi.

Çelik, toplu sözleşme süreçlerinde işçilerin taleplerinin doğrudan sahadan alınacağını ve fabrikaların gerçeklerinin dikkate alınacağını belirtti.

“SENDİKA İÇİNDE BİRLİK ADALETLE SAĞLANIR”

Sendikanın en büyük gücünün üyelerinin birliği olduğunu ifade eden Çelik, bu birliğin ancak adalet, eşitlik, demokrasi ve ortak mücadele anlayışıyla mümkün olabileceğini dile getirdi.

Sendika içerisinde kişisel sadakat ve yakınlık üzerinden değerlendirme yapılmasına karşı olduklarını belirten Çelik, “TEKSİF’in içinde kimseye ‘kimin adamısın?’ diye sorulmayacak. ‘İşçinin yanında mısın?’ diye sorulacak.” ifadelerini kullandı.

Eleştirinin sendikanın düşmanı değil, yanlışların önüne geçilmesini sağlayan önemli bir unsur olduğunu söyleyen Çelik, sendika içerisinde farklı görüşlerin ve eleştirilerin değerli olduğunu vurguladı.

“ÇAĞI YAKALAYAN BİR SENDİKACILIK ANLAYIŞI”

İletişim teknolojilerindeki değişimin sendikacılık anlayışını da dönüştürdüğüne dikkat çeken Çelik, özellikle sosyal medyanın yalnızca özel günlerde kullanılan bir iletişim alanı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Sosyal medyanın örgütlenme, dayanışma, kamuoyu oluşturma ve mücadele açısından etkin şekilde kullanılması gerektiğini belirten Çelik, TEKSİF’in iletişim gücünün artırılması, basınla ilişkilerin güçlendirilmesi ve fabrikalarda yaşanan sorunların kamuoyuna daha etkin biçimde taşınması gerektiğini ifade etti.

Çelik, “Eski anlayışla yeni dönemi yönetmeye çalışırsanız, yeni dönemin sorunlarını çözemezsiniz.” diyerek çağın gereklerine uygun yeni bir sendikacılık anlayışının önemine dikkat çekti.

“DİRENİŞ ÇADIRINDA BULUNMAYAN BİR SENDİKA OLMAYACAĞIZ”

Sendikanın gerçek gücünün genel merkez binasının büyüklüğüyle değil, işçinin mücadelesinin yanında ne kadar yer aldığıyla ölçüleceğini belirten Çelik; grev alanlarının, direniş çadırlarının, fabrika kapılarının ve işten çıkarılan işçilerin yanında olunmasının sendikal mücadelenin temel unsurlarından olduğunu söyledi.

“Bir işçi aylarca fabrika önünde bekliyorsa, o işçinin sendikasını yanında hissetmesi gerekir.” diyen Çelik, TEKSİF’i işçinin grevinde, direnişinde, fabrika kapısında ve hayatının her alanında yanında olan bir mücadele örgütüne dönüştürme sözü verdi.

“MESELE SADECE BİR İSİM DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL”

Ersin Çelik ve ekibinin hedefinin yalnızca bir yönetim değişikliği olmadığını ifade eden Çelik, asıl hedeflerinin sendikacılık anlayışını değiştirmek olduğunu belirtti.

Daha katılımcı, dinamik, örgütçü, genç, iletişimci ve demokratik bir TEKSİF oluşturmak istediklerini dile getiren Çelik; karar alma süreçlerinde işçinin, fabrikanın ve örgütlenme koşullarının merkeze alınacağını söyledi.

“TEKSİF’İN KÜÇÜLMESİNİ KADER OLARAK KABUL ETMEYECEĞİZ”

TEKSİF’in üye sayısındaki gerilemeye de dikkat çeken Çelik, 2025 Ocak ayında 46 bin 84 olarak açıklanan üye sayısının 2026 Temmuz istatistiklerinde 35 bin 694 olarak yer aldığını belirtti.

Bu tabloyu kader olarak kabul etmediklerini ifade eden Çelik, zorlaşan sendikal koşulların mücadeleden vazgeçmenin gerekçesi olamayacağını söyledi.

Yeni dönemde daha fazla örgütlenme çalışması yürütüleceğini belirten Çelik; daha fazla işçiyle temas kurulacağını, genç ve kadın işçilerin sendikal mücadelenin daha güçlü birer öznesi haline getirileceğini, daha fazla fabrikada örgütlenme hedefleneceğini ve kardeş sendikalarla dayanışmanın güçlendirileceğini ifade etti.

“BU SENDİKA BİZİM EVİMİZDİR”

TEKSİF’in tarihsel mirasına da değinen Çelik, tekstil işçilerinin 1940’lı yıllardan başlayan örgütlenme mücadelesinin önemli bir miras taşıdığını belirtti.

Bu mirasın yalnızca mevcut üye sayısını korumakla sınırlı bir sendikal anlayışla sürdürülemeyeceğini ifade eden Çelik; yeni fabrikalarda örgütlenme, genç işçilerin sendikanın geleceğinde daha fazla rol alması, kadın işçilerin sesinin güçlendirilmesi, eğitimin sendikal mücadelenin merkezine alınması ve örgütlenmenin profesyonel, planlı ve sürekli bir programa dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Basın, sosyal medya ve uluslararası dayanışmanın daha etkin kullanılacağını belirten Çelik, TÜRK-İŞ’e bağlı kardeş sendikalarla dayanışmanın da güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

“TEKSİF’İ HAK ETTİĞİ SEVİYEYE TAŞIMAYA TALİBİZ”

Konuşmasının son bölümünde nasıl bir TEKSİF hedeflediklerini anlatan Çelik; işçinin konuştuğu, yönetimin dinlediği, fabrikaların önemsendiği, grev alanlarının yalnız bırakılmadığı, örgütlenmenin sendikanın merkezinde olduğu, gençlerin önünün açıldığı ve kadınların söz ve karar sahibi olduğu bir sendikal yapı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

TEKSİF’i bürokrasinin rahat ettiği bir kurum olmaktan çıkararak işçinin kendisini güvende hissettiği bir mücadele örgütüne dönüştürmek istediklerini belirten Çelik, “İşçinin umudu, yuvası, dayanağı ve sesi olacağız.” dedi.

Konuşmasının sonunda geçmişte TEKSİF’e emeği geçen herkese teşekkür eden Çelik, geçmişe duyulan saygının geleceğin geçmişe mahkûm edilmesi anlamına gelmediğini ifade etti.

“TEKSİF’in geçmişi bizim onurumuzdur. Ama TEKSİF’in geleceği bizim sorumluluğumuzdur.” diyen Çelik, genç kadroların, cesur örgütçülerin, işçinin içinden gelen insanların ve eleştiriye açık yöneticilerin önünün açılması gerektiğini vurguladı.

Çelik, konuşmasını “Şimdi TEKSİF’i yeniden ayağa kaldırma zamanı. Şimdi işçinin sendikasını işçiye geri verme zamanıdır.” sözleriyle sürdürürken, TEKSİF’in yeniden büyümesi, örgütlenmesi, mücadele etmesi ve işçinin umudu olması için çalışacaklarını ifade etti.

“Bir gün değil, bir seçim dönemi değil, bir genel kurul süresi değil; her gün işçinin yanında olacağız.” diyen Çelik, konuşmasını “Sendika biziz. TEKSİF biziz. Değişim biziz. Ve şimdi… TEKSİF’i yeniden işçinin sendikası yapma zamanı!” sözleriyle tamamladı.

Önergelerin görüşülmesiyle devam eden 22. Olağan Genel Kurul 30 Ağustos 2026 Pazar günü yapılan Genel Yönetim Kurulu, Genel Denetim Kurulu, Genel Disiplin Kurulu ve TÜRK-İŞ Delegelerinin seçimi ile son buldu.

22. Olağan Genel Kurul’da yapılan seçimler sonucunda Genel Başkanımız Ersin Çelik delegelerin oy birliği ile Genel Başkan seçildi.

Genel Yönetim Kurulu şu şekilde oluştu:

Ersin Çelik, Genel Başkan

Selçuk Bozkaya, Genel Başkan Yardımcısı

Yavuz Canbaz, Genel Başkan Yardımcısı

Nihat Şeker, Genel Başkan Yardımcısı

İlhan Özaydın, Genel Başkan Yardımcısı